Distopya

Distopik eserlerin sanayi devrimiyle birlikte ortaya çıkması sadece bir tesadüf müdür? 1900'lü yılların başlarında Yevgeni Zamyatin'in "Biz" romanı, aynı şekilde kısa süre sonra Aldous Huxley'in "Cesur Yeni Dünya"sı ve nihayet 1949 yılında en çok bilinen distopik eserlerden George Orwell'in "1984" romanı bence bu soruya bir cevap vermekte. İnsanlar tarih boyunca doğa ve birbirleriyle etkileşimde oldular fakat yeni çağda bu etkileşimleri doğrudan değil bazı araçlarla yapmaya başladılar. Bu da doğanın yalnızca bir parçası olması gereken insanı doğaya egemen bir hale getirdi ve artık doğa, egemenlik arzusu sınırsız olan insanın önünde sadece bir ayak bağıydı.

Sinemanın gelişmesiyle birlikte özellikle 80'li yıllarda distopik eserler beyaz perdeye aktarılmaya başlandı ve kelimelerin zihinde canlandırdığı gelecek artık gözlerle de görülebilir hale geldi. Brazil, Blade Runner, A Clockwork Orange... gibi etkileyici filmler insanlığın geleceğine dair karanlık tablolar çizmekteydi, zaman geçtikçe de bu eserlerin sayısı bir hayli artmakta. Gerek roman, gerek film ya da çeşitli yazınlarda bahsedilen bu distopyalar; insanlığın tek düzeleşip kontrol altına alınması, özgürlüğünün tamamen kısıtlanması, yaşamın makineleşmesi, dahası insanın makineleşmesi sadece bir kurgu mu yoksa gelişen araçlarla birlikte bizi bekleyen gelecek mi?

"Sahtekarlığın evrensel düzeyde egemen olduğu dönemlerde, gerçekleri söylemek devrimci bir eylemdir." der Orwell. Bir gelecek düşünün; insanın ayak bastığı hemen her yer kayıt altında, yaptığımız her resmi işlem kimlik numaramıza kaydedilip saklanmakta, sürekli olarak aslında hayatımız için gerekli olmayan şeyler üretilip çok daha hızlı bir şekilde tüketiliyor, üretim-tüketim zincirine katılamayan insanlar toplumdan dışlanıyor, duygular gitgide sanallaşıyor, yıllarca aynı monoton rahatsız olmadan yaşanabiliyor, normalleştirme adı altında farklılıklar yok sayılıyor, dünyanın bir ucunda savaşlar olurken ve bu savaşlar canlı olarak uzaktan izlenebilirken insanlar kayıtsız kalıyor...

Bunlar bizim geleceğimiz mi? Hayır, bunlar bugün yaşadığımız dünya. Distopik eserlerin sanayi devrimiyle birlikte ortaya çıkması bir tesadüf değildi. Makineleşen dünyada insanlık önce doğayı yok etti daha sonra da kendini bu dünyaya kurban verdi.

"Nerede olursa olsun, gökyüzü herkes için birdir herkes için birdi; Avrasya'da da, Doğu Asya'da da. Gökyüzünün altındaki insanlar birbirlerinin benzerleriydiler. Tüm dünyada, biribirlerinin varlıklarından habersiz (kin ve yalan duvarlarıyla bölünmüş) milyonlarca insan yaşıyordu. Düşünmesini bilmeyen insanlardı bunlar ama birgün dünyayı ters çevirecek bir gücü gönüllerinde ve kaslarında biriktiriyorlardı..."

1984

4 yorum:

Hayali Nesne dedi ki...

Alasdair Gray - Lanark kitabı aynı zamanda distopya olan şahane bir eserdir.

İznik pottery for sale dedi ki...

Teşekkürler

Gerçek Fal dedi ki...

Teşekkürler.

Sancaktepe Çilingir dedi ki...

Teşekkürler

Yorum Gönder

Yorumunuzu aşağıdaki kutucuğa yazabilirsiniz. Eğer aktif bir hesabınız yoksa, Yorumlama biçimi:'nden Adı/URL ya da Anonim olarak yorum gönderebilirsiniz.